Power of Happiness

Bize Bir Mutluluk Müdürü Lütfen!

Bize Bir Mutluluk Müdürü Lütfen!

Hayatımızın üçte biri çalışarak geçiyor. Peki, ama bu kadar zaman geçirdiğimiz ofisimizde ne kadar mutluyuz, işverenimiz huysuzsa ondan nasıl korunuruz? Power of Happiness Türkiye Platformu’nu kurarak yöneticilere mutluluk eğitimleri veren Doğan Gazetecilik Yönetim Kurulu üyesi Tijen Mergen’le bu sorulara yanıt aradık.

Bize bir mutluluk müdürü lütfen!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Dans, insanı çok mutlu eder” derken gözlerinden çocuksu bir sevinç okunuyor. Tahminimden 15 yaş daha büyük olduğunu duyunca şaşırıyorum, gülüyor. Tijen Mergen, hem dinç hem sağlıklı hem de çok mutlu bir kadın. Çevremizde görmeye çok da alışkın olmadığımız bir durum, değil mi? Kendisine sorarsanız, işin formülü çok basit: Bardağı her zaman dolu göreceksin! Yani bir şeye üzüldüyse, hemen kendini mutlu eden bir uğraşa yöneliyor:“Bunu yapmazsan o problem içinde yok olur gidersin.”

Mergen’i, Apple-Bilkom, Milliyet, Hürriyet gibi büyük kuruluşlardaki yöneticiliğiyle tanıyoruz. Bir yandan iş dünyasında yenilikler peşinde koşuyor bir yandan da dans ederek hayatını güzelleştiriyordu. Hala arada Latin kulüplere gidiyor, haftada bir evde Latin gecesi düzenliyor. Bir diğer tutkusuysa spor. Yüzme, koşu ve bisiklet yarışlarına katılan Mergen, “Böylece çok daha huzurlu oluyorum, stresimi atıp enerjimi yükseltebiliyorum” diyor.

Okurken bir taraftan şarkı söylemiş, derslerinin yoğunluğunu bahane etmeden, tırmanışlar yapmış birinden söz ediyoruz. Yani onun mutsuz olmaya vakti hiç olmamış: “Sporla, sanatla ilgilenmek ve sosyal çevre, insanın mutsuz halini iyiye çeviriyor. Büyük oğlum altı, küçük oğlum bir yaşındaydı ve ben dört sene yurtdışında çalıştım. Yeni bir ülkede, perakende bankacılığı öğretecek, sistemleri satacaksın. Başarılı bulunduğun için oraya seçilmişsin, öyle büyük bir hazdı ki bu… Çalışma hayatı bana şunu öğretti: Yöneticilerin en büyük derdi, insanı mutlu eden şeylere vakit ayırmak olmalı. Bence bir çalışan, ne kadar sosyalse varsa, o kadar tercih edilmeli. Çünkü o sosyal faaliyet, onu motive eder.”

Mergen, bu düşünceden yola çıkarak Ferah Lök ve Diana Misim Fındıkoğlu’yla birlikte 2003’te Power of Happiness Türkiye Platformu’nu kurmuştu. Yönetici ve şirket sahiplerine ‘mutluluk elçisi’, ‘mutluluk müdürü’ gibi pozisyonların ne kadar önemli olduğunu anlatıyorlar: “Bugün, başarılı şirketlerin arkasında hep bir eğlence tarafının olduğunu görüyoruz. Yani yönetici, ‘Benim sağlayacağım ortam, insanların mutlu çalışacağı bir ortam olmalı’ diye düşünmeli. Çalışanın da yaptığı işten keyif alması önemli. O zaman performansı da daha yüksek olur. Gallup’un 60 bin şirket üzerinde yaptığı bir araştırma var. En mutlu ve en mutsuz şirketler arasındaki karlılık yüzde 41 oynamış. Yani o kadar fark ediyor.”

Araştırmalara göre insanların işte huzursuz olmasının en önemli nedeni, mutsuz iş arkadaşları. Akabinde şirketteki kariyer planlama ve yıllık ücret artışları gibi konulardaki belirsizlik geliyor. Üçüncüsü de takdir edilmeme duygusu. Peki, ya işverenimiz hunharsa ve çalışanının mutluluğunu umursamıyorsa? Mergen, böyle bir duruma maruz kalan kişiye şöyle bir formül öneriyor: “Kişi kendini ‘Ben yaptığım işi seviyorum. İşveren böyle biri ama ben işimi sevdiğim, iyi şeyler yaptığım ve sonuç aldığım müddetçe onu dinlemeyeceğim. Kendi huzuruma bakacağım’ diyerek motive etmeli… Farkı görecektir.”

Power of Happiness Platformu, 25 Mart’ta Sabancı Center’da ‘İş’in Sırrı Mutluluk’ adlı bir konferans düzenliyor. Ayrıntılı bilgi için: www.powerofhappiness.org

‘ÜÇ GÜNDE BİTECEĞİNİ BİLSEM EĞLENİRDİM’

Tijen Mergen, Milliyet gazetesinin Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’yle birlikte kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla yürüttüğü ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyasının koordinatörüydü. Kampanya kapsamında ülke çapında 33 yurt, 12 okul yaptırıldı, 10 binin üzerinde kız öğrenciye burs verildi. Mergen, 2009’da bu kampanya nedeniyle Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. “Bu projenin başında olmak, tarif edilemez bir mutluluktu. Bu başarıda Türkan Hoca’nın (Saylan) büyük payı vardı. Gözaltında olmak tabii ki kolay değildi ama dik durmamım nedeni kendimle barışık olmamdı. Birçok insan, senelerce içeride kaldı, sağlıklarını kaybetti. Ben üç günde biteceğini bilsem çok eğlenirdim.”

Gallup’un 1.4 milyon kişi üzerine yaptığı araştırmaya göre çalışanların yüzde 63’ü kendini işine bağlı hissetmiyor. Yalnızca yüzde 13’ü işinde mutlu.

İPEK İZCİ / Hürriyet

26 Mart 2015

Bize bir mutluluk müdürü lütfen!