Power of Happiness

Deneyimden Değişime Liderlik Programı

Deneyimden Değişime Liderlik Programı

Duayen bankacı Karaçam, dengenin yeniden sağlanabilmesi için piyasaya güven verecek ve sakinleştirecek hareketlere ihtiyaç olduğunu söyledi

Hayri ÇETİNKAYA

02:2226 Ocak 2017

Ekonomi

Bankacılık sektörünün duayenlerinden Burhan Karaçam, Türkiye’de işlerin yeniden rayına oturması, istikrara kavuşması için ekonomiye güven verecek, gelecekle ilgili gelişmelere açıklık getirecek adımlar atılması gerektiğini söyledi. Karaçam’la Türkiye’nin ekonomik gündemi, piyasalar ve global boyutta değişen güç dengeleri üzerine sohbet ettik.

– 2016 yılı kötü geçti, 2017 de sancılı başladı. 2017 için beklentiniz nedir? En kötü geride kaldı denilebilir mi?
2016 talihsiz bir yıl oldu ne yazık ki. Küresel ekonomik gelişmelerin yönünün değişmesi ve ülkemiz üzerindeki olumsuz etkisi, içeride ve dışarıda yaşanan beklenmedik siyasi olayların da eklenmesi ile 2016 hedeflerinin dışında kalındı. Bu trendin, yaşadığımız terör olayları ve ekonomik gelişmelerle kısa sürede değişmesi pek beklenmiyor. O nedenle, en kötünün geride kaldığını söylemek için henüz erken.

ZENGİN FAKİR FARKI AÇILDI

– Türkiye’nin içinde bulunduğu kaotik durum küreselleşmeden mi, ülkenin iç sorunlarından mı kaynaklanıyor?
Yaşadığımız ortamın, küreselleşmeden kaynaklanan yönleri de var kendi içimizden kaynaklananları da. Ülkeler arasındaki sınırların kalkmasıyla birlikte, genelde yaşam standartlarında bir iyileşme görülmesine rağmen, varlık dağılımındaki farklar daha da büyüdü. Bu, makro açıdan gelişmiş ülkeler lehine bir sonuç yarattı. Ancak, aynı zamanda, bu ülkelerin kendi içlerindeki gelir ve refah dağılımında da bir takım adaletsizlikler yarattı. Varlıklı kesim zenginliğini artırırken, orta ve düşük gelirli kesimler durumlarını koruyamadılar. Ve aradaki fark giderek açıldı.

GÜVEN ÇOK ÖNEMLİ

– Piyasalar tam bir yangın yeri. Sizce işler kontrolden çıktı mı, dengelerin yeniden oluşması için nasıl bir yol izlenmeli?
Benim aktif olarak banka yöneticiliği yaptığım dönemlerde de benzer süreçleri yaşadık. Piyasada işlerin kontrolden çıkması biraz zor, zira piyasalar mutlaka bir yön gösterirler. Şu anda da çok önemli şeyler söylüyorlar. Esas olan piyasaların dilinden anlayan yöneticilerin gerekenleri yapmaları. Dengelerin yeniden bulunabilmesi için piyasalara güven verecek, sakinleştirecek ve gelecekle ilgili gelişmelere açıklık getirecek hareketler lazım. Burada da en önemli konu ‘barış ve güven’ olarak ortaya çıkıyor. Barış derken kastettiğim, içte ve dışta siyasi ve sosyal olaylarla ilgili yaşanan gerginliğin sonlandırılması, güven açısından da mevcut koşullarda olabilecek en gerçekçi ekonomik programın hazırlanarak bunun uygulanması için ehil ellere teslim edilmesi.
– Merkez kontrolü kaybetti mi sizce?
Merkez Bankası yaşadığımız koşullarda olanakları dahilinde elinden geleni yapmakta. Faiz konusu siyasi bir hassasiyet yarattığı için, döviz likiditesini artırıp, Türk Lirası’nı kısarak dolaylı bir faiz artışı sağlandı. Kısa sürede olumlu bir etkisi oldu ama yapısal sorunlara tam çözüm değil.

BAŞI, SONU BELLİ PROGRAM ŞART

– Ekonomi kurmaylarının piyasalarda yaşanan volatiliteye yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Sorunların nerelerden kaynaklandığı ile ilgili kesin ve net bir görüş belirlenmiş değil. Zaman zaman birbiriyle çelişen bazı kararlar alınabiliyor. Başı sonu belli olan gerçekçi bir program oluşturmadan, tutarlı bir yol izleyebilmek de mümkün değil.
– Piyasayı canlandırmak için teşvik paketleri açıklanıyor, bunlar ekonomiyi canlandırabilir mi?
Şüphesiz teşvik paketleri, ekonomi üzerinde olumlu etki yapar. Ancak, burada önemli olan etkinin boyutlarının hedeflenen ölçülerde gerçekleşip, gerçekleşmediği. Son yıllarda hazırlanan teşvik programları çok sık değiştirildiği için, programların etkinliği ile ilgili bazı tereddütler oluşturdu.

TRUMP UMUT VERMİYOR

– Dünya Trump’la değişir mi?
Trump, bugüne kadar gördüğümüz ABD başkanlarından farklı olacağa benziyor. Yaklaşımlarından ve üslubundan, hem kendi seçmenleri hem de diğer ülkeler bazı sürprizlerle karşı karşıya kalacak gibi.
Küreselleşmenin en önemli aktörü ABD’de bozulan gelir dağılımı sonucu mutsuz olan orta ve dar gelirli kesimler bir umut olarak Trump’ı tercih etti. Yalnız, öyle sanıyorum ki, Trump’ın yönetiminden zaman içinde bu kesimler de beklediklerini bulamayacaklar.

YENİ LİDERLERE İLHAM VERECEK

BOĞAZİÇİ Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (BUYEM), Boğaziçi Üniversitesi eğitim kadrosu ve “Happiness at Work” Platformu güçlerini birleştirdi. Kapsamlı bir eğitim programı hazırladı. Türk iş dünyasının hizmetine sunulan Deneyimden Değişime Liderlik Programı’nın (DDL) ilham kaynağı ise işadamı Burhan Karaçam. BUYEM bünyesindeki Deneyimden Değişime Liderlik Programı, ilk olarak geçen kasım ayında hayata geçti. Yeni eğitim dönemi ise 9 Şubat’ta başlayıp 30 Mayıs 2017’de sona erecek.

BURHAN KARAÇAM KİMDİR?

Burhan Karaçam, bankacılık sisteminde kredi kartları, bireysel krediler, POS, ATM, yatırım bankacılığı, ilk elektronik cüzdan ve daha birçok ilklerle adından söz ettiren bir isim. 1949 İstanbul doğumlu olan Karaçam, Tarsus Amerikan Koleji’nde okudu. Lise ve üniversiteyi Robert Koleji’nde tamamladı.  Robert Koleji’ndeki son yılında okul Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüşünce Karaçam da okulun ilk mezunları arasına girdi. 1972 yılında Londra’da Arthur Andersen’de işe başlayan Karaçam, daha sonra bu şirketin İstanbul ofisini kurdu. Pamukbank, ardından Egebank deneyimlerinden sonra 1987’de Yapı Kredi Bankası Genel Müdürlüğü’ne getirildi pop over to this site. Yöneticiliği dönemlerinde bankacılık sektörüne kattığı yeniliklerle bilinen Karaçam, Türkiye’de bankacılık sektörünü değiştiren en önemli oyunculardan biri olarak tanınıyor. Karaçam’ın “Orası Yapı Kredi Fark Oradaydı” ve “Dönüşüm Yolculuğu” adlı kitapları var.