Power of Happiness

İşte Mutlu Olmak Mümkün mü?

İşte Mutlu Olmak Mümkün mü?

Bir Pazartesi sabahı erkenden uyandığınızı düşünün…

Başucunuzda çalan alarmı kapattınız, kalkmadan önce sıcacık yatağınızda bir iki dakika daha geçirebilirsiniz…  Ama sizi beklemekte olan haftayı düşünmek bile sizi gülümsetiyor ve enerji dolu olarak yatağınızdan fırlıyorsunuz!!!

 Konuşmaktan ve birlikte çalışmaktan hoşlandığınız kişilerle geçireceksiniz gününüzü… En önemlisi de, özgün halinizle, var olan becerilerinizle olumlu değişime katkıda bulunabileceğinizi, fark yaratabileceğinizi ve bilinçli olarak seçtiğiniz alanlarda kendinizi geliştirebileceğinizi biliyorsunuz.

 Bu pozitif ortamın size verdiği enerji ile işten sonra da seçtiğiniz spor veya hobilere yönelebilecek enerjinizi ikiye katlayarak evinize, sevdiklerinize güler yüzle dönebileceksiniz.

 Bir an için böyle bir Pazartesi sabahı uyandığınızı ve sizi bekleyen haftanın verdiği mutluluğu düşünün!! Böyle çalışma ortamları yaratabilir miyiz?

Evet yaratabiliriz !!!

Ben kendi deneyimlerim ile hemen söyleyeyim, evet yaratabilirsiniz.  Üç sene önceye kadar, genel müdürlük dahil hep  kalabalık kurumlarda üst düzey yöneticilik yaptım. Bugün geriye baktığımda ve benimle çalışan ekip arkadaşlarımla konuştuğumda , birlikte çalıştığımız dönemlerin hep en mutlu dönemler olduğunu duyuyorum. Bu benim için çalışma hayatımda en gurur duyduğum konulardan biri oldu. Gerçekten aynen yazının başında çizdiğim tablo gibi, tüm ekip olarak Pazartesileri işe koşarak, hevesle gelir ve akşamları gitmek istemezdik. Çok çalışırdık, ama çok da keyif alırdık.

Arkasında yatan sır nedir diye düşündüğümde, herşeyden önce karşılıklı güven ve açıklığın şart olduğunu görüyorum.  Yıllar önce  bir Amerikan şirketinde çalışmaya başladığımda bize öğretilenin tam tersine,  bir yönetici olarak iş arkadaşlarımın özel problemlerine  eğilmem, onlara kendi özel hobileri ile ilgilenecek zaman yaratmam, hatta teşvik etmem, çalışırken birlikte eğlenebileceğimiz ortamlar yaratmam bu işin  püf noktaları idi galiba.

Tabii her şeyi yöneticiden de beklememek lazım. Kişi kendi de bu konuda çaba harcamalı. Mutlaka hepimizin hobileri olmalı, yoğun ve sıkıntılı bir günde kendimizi rahatlatacak ve hani elektrik düğmesini çevirir gibi, ortamı anında değiştirecek aktivitelerimiz olmalı. Ben iyi bir sporcuyum,  bu işe çok emek veriyorum, dans etmeye bayılıyorum, arkadaşlarımla sohbet, birlikte sinema, konser beni çok rahatlatıyor. Günüm ne kadar stresli ve yoğun olursa olsun, güne başlarken bir saat spor ve akşamları bir iki saat arkadaşlarımla geçireceğim zaman beni dinlendiriyor ve mutlu ediyor. Enerjim, motivasyonum  artıyor Ertesi gün iş arkadaşlarıma yine pozitif, mutlu ve enerjik bir  ruh hali ile liderlik yapıyorum.

İşte ben böyle bir yönetici iken, yolum “İşte Mutluluk “ konusunda yapılan çalışmalarla kesişti… Yeni işimi de bu konu üzerine kurdum.  Bu bilinci tüm kurumlara, tüm çalışanlara yaymaya çalışıyorum. Görüyorum ki halen  çoğumuz başarılı olduğumuz taktirde mutlu olacağımızı düşünüyoruz. Oysa mutluluğun başarının bir sonucu değil, ön koşulu olduğu artık çeşitli bilim dallarınca da ispatlandı. Mutluluk ve olumlu yaklaşım gerçekte performans ve başarıyı destekleyen unsurlar.

            Mutlu çalışanlar daha başarılı oluyor,

            Mutlu çalışanlar yaptıkları işin kalitesine daha dikkat ediyor, özeniyor,

            Mutlu çalışanlar  strese karşı daha dayanıklılar,

            Mutlu iş yerlerinde, mutlu ekiplerde  herkes çalışmak istiyor,

            Mutlu çalışanlar  daha yaratıcı oluyor ve daha iyi satış yapıyor 🙂

            Mutlu çalışanlar müşterilere en iyi hizmeti sunuyor,

            Mutlu çalışanlar çok daha kolay uyum sağlıyor, ve

            Mutlu çalışanlar değişikliklere daha açık oluyor.

Bu konuda  1.4 milyon çalışan  ve 50 bin takım ile   araştırmalar yapan Gallup’un  bulgularına göre “İşe bağlılık önemlidir, yüksek düzeyde iş bağlılığı olan şirketler olmayanlara göre çok daha iyi performans sergilerler”

 Mutlu bir iş ortamında devamsızlık %36, çalışan sirkülasyonu %24, kalite problemi %41 azalıyor; müşteri memnuniyeti %10, verimlilik %21, karlılık %22 artıyor.”

 Eh bu bulgular  kurumların “İşte Mutluluğu” hedef  alma ve nasıl satacakları ürünler için yıllık planlar  yapıyorlarsa, kurum çalışanlarının mutlu çalışması için de planlar yapmalarını gerektirmez mi?

Çalışanlar olarak da hepimize iş düşmüyor mu?  İşte geçireceğimiz zaman dilimi hayatımızın önemli bir kesimini kapsıyor. O zamanı en iyi şekilde geçirmek için düşünmeye başlamanın  ve aksiyona geçmenin tam zamanı!!!

Tijen Mergen